Anlama Yetisinin Düzeltilmesi Üzerine İnceleme | Spinoza

Hollandalı filozof Baruch Spinoza, 17. yüzyıl felsefesinin önde gelen rasyonalistlerindendir. Çalışmalarıyla mantık felsefesinde önemli ilerlemelere öncülük eden Spinoza, “Anlama Yetisinin Düzeltilmesi Üzerine İnceleme” yazısını tam olarak tamamlayamadan vefat etmiştir, ancak yine de içerisinde doğayı ve onun bir parçası olan insanı anlamak üzerine çok önemli ipuçları ve yönlendirmeler mevcuttur.

Spinoza’nın bir çalışma planı gibi olan bu kitaptan aldığım 10 not ile etrafınızda veya zihninizde olan biten şeylerin hayatınız üzerinde nasıl bir etkisi olduğu hakkında bazı ipuçlarına erişebilir ve bu sayede düşüncelerinizi ve kararlarınızı sorgulayarak kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz:

  1. Deneyim bana gündelik hayatta karşılaşılan sıradan şeylerin tümüyle boş ve anlamsız olduğunu öğrettikten sonra, korkumun kaynağı ve nesnesi olan tüm şeylerin zihin onlardan etkilenmedikçe kendi içinde iyi ya da kötü hiçbir şey barındırmadığını fark ettim.

  2. İnsanların en üstün iyi saydığı şeyler şu üç başlıkta özetlenebilir: Servet, itibar ve duygusal haz. Zihin bu üçüyle öylesine çelinmiş durumdadır ki, başka herhangi bir iyiyi düşünmekten bütünüyle acizdir.

  3. Peşinde olduğum amaç, tarif ettiğim doğayı kazanmak ve benimle birlikte birçok kişinin kazanmasına gayret etmektir. Bunu gerçekleştirmek içinse, (1) Doğayı böyle bir doğa edinmeye elverecek denli anlamak, (2) mümkün olduğunca çok kişinin olağanca kolaylık ve itikatla bu amaca erişmesini sağlayacak bir toplumsal düzen tesis etmek gerekir. Bunun yanında, (3) ahlak felsefesi ve dahi çocukların eğitimi konusundaki nazariyeler dikkate alınmalı; ayrıca bu amaca ulaşmada sağlık hiç de azımsanmayacak bir önemi haiz olduğundan, (4) bütün bir tıp bilimi geliştirilip inceltilmelidir. Dahası, mekanizmaların birçok çetin işi kolaylaştırdığı, böylece gündelik hayatımızda bize bolca zaman ve kolaylık sağladığı düşünüldüğünde, (5) mekanik bilimini hiçbir surette azımsamamak gerekir.

  4. Her şeyin en iyisini seçmemi ve bunun yanında kendi güçlerimi ve yetkinleştirmeyi arzuladığım doğayı bilmemi mümkün kılan algılama tarzlarını dört başlıkta sınıflandırmak mümkün: (1) Kulaktan dolma edindiğimiz ya da üzerinde uzlaşılmış bir işaretten dolayı sahip olduğumuz algı. (2) Gündelik deneyimden, yani, anlama yetisinin belirleniminde olmayan deneyimden gelen algı. Buna algı denmesinin tek nedeni, ona rastlantısal biçimde sahip olmamız ve onunla çelişen başka hiçbir şey deneyimlememiş olmamızdır. Bu algı zihnimizdeki tartışmasız yerini böylece korumuş olur. (3) Bir şeyin özünün başka bir şeyden çıkarsanmasından ama yeterli düzeyde çıkarsanmamasından doğan algı. Bu da ya herhangi bir etkiden hareketle bir sonuca vardığımızda ya da herhangi bir tümelden hareketle daima bir özelliğin eşlik ettiği bir çıkarsama yaptığımızda ortaya çıkan algıdır. (4) Son olarak, bir şeyin sadece özü yoluyla yahut en yakın nedeninin doğru bilgisi yoluyla algılanması durumunda sahip olduğumuz algı.

  5. En iyi algılama tarzını seçebilmek için elzem olan yolları kısaca saymamız gerekiyor: (1) Yetkinleştirmek istediğimiz doğamıza ilişkin doğru bilgiye sahip olmak ve şeylerin doğasına ilişkin olarak da gerektiğince bilgilenmek. (2) Buradan da, şeyler arasındaki farklılık, uyuşma ve zıtlıkları doğru bir şekilde çıkarsamak. (3) Şeylerin hangi ölçüde etkiye açık olup olmadığını doğru şekilde anlamak. (4) Buradan varılan sonucu insanın doğası ve gücüyle karşılaştırmak.

  6. Doğru bir fikir, nesnesinden farklı bir şeydir. Daire bir şey, dairenin fikri ise başka bir şeydir. Zira dairenin aksine, dairenin fikri çevresi ve merkezi olmayan bir şeydir.

  7. Kesinlik nesnel özün kendisinden başka bir şey değildir, başka bir deyişle, biçimsel özün farkına varmamıza aracılık eden bizatihi kesinliktir. Gene, doğruluğun kesinliği için doğru bir fikre sahip olmaktan fazlasının gerekmediği de buradan açıkça anlaşılmaktadır. Zira bilmek için bildiğimi bilmekten fazlasına ihtiyacım yoktur. Bir şeyin upuygun fikrine yahut nesnel özüne sahip olmadıkça, kimsenin en yüksek kesinliği bilemeyeceğidir. Çünkü kesinlik ile nesnel öz aynı şeydir.

  8. Zihin ne kadar çok şey bilirse, gerek kendi güçlerini gerekse Doğanın düzenini o kadar iyi anlar. Kendi güçlerini daha iyi anladıkça da, kendini daha rahat yönlendirebilir ve kendine kılavuzluk edecek kurallar koyabilir. Doğanın düzenini daha iyi anladıkça da, kendini boş işlerden daha rahat alıkoyabilir.

  9. Ama daha fazla ilerlemeden önce, yeri gelmişken, bir şeyin özü ile başka bir şeyin özü arasındaki farkın, o şeyin aktüelliği veya varoluşu ile diğerinin aktüelliği veya varoluşu arasındaki farkla aynı olduğunu belirtmeliyim. Dolayısıyla, sözgelimi Adem’in varoluşunu genel varoluş kategorisinde kavramak istesek, bu, onun özünü kavramak için dikkatimizi varlığın doğasına odaklamamız gerekmesine benzer, ki böylece sonunda Adem’i bir varlık olarak tanımlamış olabilelim. Bu nedenle, varoluş ne kadar genel düzeyde kavranırsa, o kadar karışık kavranır ve tek tek her şeye hayali olarak o kadar rahatlıkla atfedilebilir. Buna karşılık, varoluş ne kadar tikel düzeyde kavranırsa, o kadar net anlaşılır ve Doğanın düzenine dikkat etmediğimizde bile, onu şeyin kendisinden başka bir şeye hayali olarak atfetmemiz de o kadar güçleşir.

  10. Zihin daha fazla şeyi algılarken ne kadar az anlıyorsa, hayaller oluşturma kapasitesi de o kadar fazla olur; ve ne kadar çok anlıyorsa, hayaller oluşturma kapasitesi o kadar azdır. Mesela, insanlar Doğayı ne kadar az biliyorsa, sayısız hayali fikri de o kadar kolay oluşturabilir; ağaçların konuştuğu, insanların birdenbire taşa ya da suya dönüşebildiği, aynada hayaletlerin göründüğü, bir şeyin yoktan var olabileceği, hatta tanrıların canavara veya insana dönüşebileceği nevinden hayali fikirler saymakla bitmez.

Toparlamak gerekirse, Spinoza’nın düşüncesinin nasıl şekillendiğini gösteren bu kitapta, zihnin entelektüel faaliyetinin içsel analizi, fikirlerin düzeni ile şeylerin düzeni arasındaki örtüşüm ve entelektüel özgürleşme gibi konular hakkında bilgi sahibi olabiliriz.

Spinoza’nın bu kitabını diğer Modern Bilgelik Kavramları ile bağdaştırmak gerekirse, şu kavramları incelemenizi tavsiye ederim:

  1. İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma | David Hume

  2. 'Harita Bölgenin Kendisi Değildir' Akıl Modeli | Algılarımıza Ne Kadar Güvenmeliyiz?

  3. 'İkinci Seviye Düşünme' Akıl Modeli | Sağlıklı Karar Alma Yöntemi

  • Spotify
  • Twitter
  • YouTube
  • instagram

© 2020 by Modern Bilgelik