'Sinyal ve Gürültüler' Akıl Modeli | Daha Doğru Tahminlerde Nasıl Bulunabilirim?

Podcast | Spotify'da dinlemek için tıkla!


Sinyal ve gürültüler, tahminlerimizi iyileştirmek için kullanabileceğimiz etkili ve basit bir modern bilgelik kavramıdır. Mesela: Bir konu hakkında ne kadar sağlam verilere sahipsek tahminimiz o kadar güçlü olur.

Bu kavramın bize anlatmak istediği şey, tahminde bulunmadan önce sahip olduğumuz bilgilerin doğruluğunu sorgulamamız gerektiği. Bir başka deyişle; sahip olduğumuz bu bilgilerin, doğru verilerden oluşmuş bir “sinyal mi” yoksa bir “gürültü mü” olduğudur.

Gürültüler; iletilmek istenen asıl sinyale karışan, alakasız sinyallere denir. Dolayısıyla hesaba kattığımız sinyallerin, tahminde bulunacağımız konuyla ilgili olması, daha doğru tahminde bulunmamız açısından son derece önemlidir. Farklı bir ifadeyle açıklamak gerekirse gürültüler, doğruluk payının zayıf olduğu ve güvenilmez bilgileri temsil ederken doğru verilerden oluşmuş sinyaller ise tahminimizin doğruluğunu artıracak bilgileri temsil eder.

“Sinyal ve Gürültüler” Akıl Modeli’ni hayatın neredeyse her alanında kullanabiliriz. Örneğin:

  1. İş yerinde veya okulda yeni bir arkadaş edindiniz. İlk gün arkadaşınızı depresif görmeniz, onu doğrudan depresif karaktere sahip bir kişi yapmaz. Belki de o güne özel bir durumu vardır. Arkadaşınızla ilgili bir fikir yürütmek için onunla ilgili birden fazla örneğe/veriye ihtiyacınız vardır. Mesela: Bir aylık sürecin her günü depresif bir hâlde takılıyorsa o zaman o kişinin depresif bir kişiliğinin olduğunu söylemek, ilk duruma göre daha doğru bir fikir olacaktır. Dolayısıyla ilk gün arkadaşınızdan aldığınız sinyalin, gürültü olup olmadığından emin olmak için sonrasında gelen sinyalleri dinlemeniz gerekir.

  2. Beyaz bir t-shirt ile futbol maçına gittiniz ve desteklediğiniz takım kazandı. Buradaki sonucu giydiğiniz beyaz t-shirt’e bağlamak ve beyaz t-shirt giyerek maçlara gittiğinizde takımınızın kazanacağını düşünmek, totemdir ve zayıf bir bilgi referansıdır. Ancak takımınızın sahip olduğu kadronun gücüne, o gün hangi oyuncuların oynayıp oynamayacağına ve rakip takımın kadrosunun gücü gibi doğru verilere baktığınız zaman daha güçlü tahminlerde bulunabileceksiniz. Bu örnekten anlaşılacağı üzere neden-sonuç ilişkisini doğru kurmak lazım. Bunun için de totem gibi inanca dayalı bir etkiye bakmak yerine, mantıksal olarak daha alakalı verilere bakılmalıdır.

  3. Bir diziye başladığınızda ilk bölümden kestirip atmak yerine o dizinin 3. ve 4. bölümüne de şans verdikten sonra devam edip etmemeye karar vermeniz daha doğru bir seçim olacaktır. Aynı şey kitaplar için de geçerli. Özetle gürültüler alakasız sinyallerdir. Dolayısıyla burada izlediğiniz her bölümden aldığınız sinyalin, gürültü olup olmadığından emin olmak için dizinin diğer bölümlerine de şans vermek daha sağlıklı olacaktır.

Toparlamak gerekirse güçlü tahminlerde bulunmak için doğru verilerden yeterince beslenmemiz gerekiyor. Bir başka deyişle gürültülerden kaçınarak konuyla ilgili sinyallere odaklanmamız gerekiyor. Sinyallerin peşinden gitmeniz dileğiyle…

Sinyal ve Gürültüler kavramını diğer Modern Bilgelik Kavramları ile bağdaştırmak gerekirse, şu kavramları incelemenizi tavsiye ederim:

  1. Hanlon’un Usturası | Aptallığın Yeterli Bir Açıklama Olduğu Durumlarda Kötü Niyet Aramayın!

  2. Bayes Teoremi | Hiçbir Şeyden %100 Emin Olamayız. Neden mi?

  3. Harita Bölgenin Kendisi Değildir | Algılarımıza Ne Kadar Güvenmeliyiz?

223 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör